Tarih: 4 Şubat 2008 - Yazan: Janus
Evvveeeettt! Abilerim Ablalarım! Şu elimde görmüş olduğunuz film, 4 YTL’lik seriden satılmakta olup tüm haftalık mutfak ve temizlik bütçemi yatırarak sepetin yarıya yakınını aldığım ve neyse ki bu tür filmleri kimse anlamıyor da bu kadar ucuza alabiliyoruz dediğim bir film:
AMNESIA! (Mavi Yalanlar) – biraz önce İtalyan sineması için yazdığım ne varsa bu filmle ilgisi yok. Ortalama bir kurgu bozumu (filmin yarıdan sonrasını baştan alıp diğer tarafın bakış açısından göstermiş) üzerine, son derece keyifli, seyirlik bir film oluşturmuş, konuyu oluşturan öğeleri birbiri içine yedirmiş.
Devamı »
Kategorisi: Film Eleştirileri | 0 yorum
Tarih: 4 Şubat 2008 - Yazan: Janus
Bir filme 13 tane çok iyi anlatılmış karakter sığdırabilir misiniz? Üstelik ikisi çocuk, ikisi yeniyetme…13 ayrı karakter, bir komün yaşamı, bir aristokrat aile, bir işçi ailesi. Her türden İsveç insanının dökümü. Resmen bir tür modern “Memleketimden İnsan Manzaraları”.
Kişilikleri listelemek isterdim ama böylesi bir yazı için çok uzun sürecek bir işti bu, vaz geçtim. O denli detaylara inilip anlatılmış ki filmde, yıllardır arkadaşınız gibi her biri üzerinde saatlerce konuşabilirsiniz. Komün yaşantısının övgüsü ve komüne katılsalar dahi insanların sahiplenme duygusunu bırakamamalarının dozu yerinde sevimli eleştirisini de bu arada alıyorsunuz filmden.
Film ayrıca size toplumda yerleşik bütün sosyal, cinsel baskıları, bunların saçmalığını, kimlik arayışlarını, bütün yönlerden alıp, her taraftan mıncıklaya mıncıklaya gösteriyor. Üstelik asla didaktik olmadan, tam tersi bir “sevginin gücü” filmi yada daha klişe deyişle yüreğinize dokunan sımsıcacık bir film olarak da sınıflandırılabilir ama aynı zamanda Trier’nin Idiots (Gerizekalılar) filmine cuk diye de zaman zaman oturabilir kafanızda seyrederken. Devamı »
Kategorisi: Film Eleştirileri | 0 yorum
Tarih: 4 Şubat 2008 - Yazan: Janus
Yedi sanatın içinde yalnızca bir müzikte vardır bu türlere ayırma saçmalığı, bir de sinemada. Her ikisi de sanayi ürünü bir sektörün pazarlanması gereken mallarına dönüştüğü için bu gereklilik doğuyor olabilir ama sonuç tüketiciye değil pazarlayana yarıyor çoğu zaman. Tüketici anlamsız yere ne olduğunu bilemediği türler içerisinden, çoğu zaman kötü, ilgisi olmayan filmler de almış yada kiralamış oluyor. Seyirci, sinemasal anlatım, yönetmen tarzları, güncel yada geçmişte var olan ekollere (duruşlara-manifestolara..) asla yönlendirilmeyip, ‘hadi bu akşam arkadaşlarla bir “şey” filmi izleyelim’ yönlendirmesiyle karşı karşıya kalıyor doğrudan. Çoğu zaman sinemaya ilgimi bilen ve merak eden kişilerle sohbet ederken “ne tür” filmler seyrettiğim sorusuna yanıt bulmakta zorlanıyorum bu yüzden.
Devamı »
Kategorisi: Film Eleştirileri | 0 yorum