• Ana sayfa
  • Hoşgeldiniz
  • Yazılarım

Tabula Rasa

Bir sinema sevdası düştü ki içime, İstanbul sevdasından beter

Kategoriler

  • Eş-Dost-Ahbap Yazıları
  • Film Dökümleri
  • Film Eleştirileri
  • Öyküler
  • Sinema Yazıları
  • Yakında
  • Yönetmenler

Bağlantılar

  • Atölye çalışmalarından
  • GO-Blog
  • Ozar.net

Etiketler

ölü ozanlar derneği örümcek ülke sinemaları şiddet amores perros atatürk avrupa sineması canlandırma canlandırma sineması cnbc-e cronenberg Dead poets society eğitim sistemi fallus film türleri gökkuşağı filmleri gay filmleri iran devrimi iran sineması istiridye çiftliği italyan sineması kubrick lars von trier müzik klipleri mahalle baskısı moodysson orta doğu sineması otomatik portakal oyster farmer paramparça aşklar köpekler persepolis rıza şah rayzan rayzan başeğmez requiem for a dream robin williams sadizm sansür sinema akımları sinema manifestoları sin ton ni sonia spider türk sineması uzak doğru sineması uzak doğu sineması

Sinemayı türlere ayırmak… bir tüketim toplumu fanatizmi!

Tarih: 4 Şubat 2008 - Yazan: Janus

 

Yedi sanatın içinde yalnızca bir müzikte vardır bu türlere ayırma saçmalığı, bir de sinemada. Her ikisi de sanayi ürünü bir sektörün pazarlanması gereken mallarına dönüştüğü için bu gereklilik doğuyor olabilir ama sonuç tüketiciye değil pazarlayana yarıyor çoğu zaman. Tüketici anlamsız yere ne olduğunu bilemediği türler içerisinden, çoğu zaman kötü, ilgisi olmayan filmler de almış yada kiralamış oluyor. Seyirci, sinemasal anlatım, yönetmen tarzları, güncel yada geçmişte var olan ekollere (duruşlara-manifestolara..) asla yönlendirilmeyip, ‘hadi bu akşam arkadaşlarla bir “şey” filmi izleyelim’ yönlendirmesiyle karşı karşıya kalıyor doğrudan. Çoğu zaman sinemaya ilgimi bilen ve merak eden kişilerle sohbet ederken “ne tür” filmler seyrettiğim sorusuna yanıt bulmakta zorlanıyorum bu yüzden.

Devamı »

Kategorisi: Film Eleştirileri | 0 yorum

 
Service provider: Ozar.net