Zeytin Yeşili Ege’den…
![]()
(Ülke sinemaları - 2 isimli yazının son bölümünden alınmıştır)
………….
Bunca farklı bakışları bunca evrensel dilde izledikçe Anadoluluğum depreşiyor, taşıyor bedenimden…Egeliliğim çiçekler açıyor efelerin alınlarından… O Akdeniz denen su kütlesinin bir kolunun zeytin yeşili zeytinyağı ve gün kırmızısı günbatımı saatleriyle binlerce yılda geliştirdiği kültürden…
Yoldan çimeni toplasak hani ellerimizle -hani köklerine zarar vermekten korkar, bir sonraki nesli yok etmeyi göze alamayarak-, yoksa ebegömeci mi dersiniz damarlı tek parça kalın, kıllı yapraklarıyla … bütün dünyada yenebilen onca şey içinde akla hayale gelmeyecek birşeyin: çiçeğin yenmesinin ve yenen iki çiçeğin yalnızca coğrafyamda olduğunu…
Biri kabak çiçeğidir hani görmesi, toplaması görece kolay… olmadı ağzına atar tadına bakarsın önce.. zeytinyağlı dolması yapılır en güzel sevişmelerin doyumundan da öte damakta bıraktığı tat… diğerini nasıl bir önsezi yemek haline getirmiştir ki yol kenarlarında, toz toprak içinde yetişen yenilecek yerine ulaşması, hadi ulaştınız diyelim onu beyaz tutması binlerce yılın en derin dinsel törenlerinden de zor enginarına! Devamı »